Kendinize Kimin Gözünden Bakıyorsunuz?

Kendinize baktığınızda kimi görüyorsunuz? Gerçekten kim olduğunuzu görüyor musunuz, yoksa kendinize bir başkasının gözünden mi bakıyorsunuz? Kendinizi görmek için olduğunuz ve olabileceğiniz muazzamlığı ortaya çıkaracak gözleri seçiyor musunuz? Yoksa aslında kendiniz bile olmayan küçültülmüş sürümünüzü mü satın alıyorsunuz? Çocuk psikolojisi hakkında psiko-analitik yaklaşımlarla yazdığı kitaplarla tanınan ünlü yazar Erik Erikson, insanlık olarak varoluşumuzun trajedilerinden birinin, “ebeveynlerimizin bakış açılarının geçerli olup olmadığını değerlendirecek yeterlikte olgunlaşmadan benimsemiş olmamızdır” diye yazmıştır. Access Consciousness® kurucusu Gary Douglas, bu gözlemi daha da ileri götürerek çok azımızın gerçekten kendi sahip olduğu görüntüyle var olduğunu ortaya koymuştur. Doğduğumuz andan itibaren şu anda olduğumuz kadar sonsuz ve farkındayız. Küçük bir bedende olduğumuz ve henüz İngilizce, İsveççe veya doğal lisanımız ne olacaksa onu konuşamadığımız için çoğu ebeveyn farkında olmadığımızı ve bilmediğimizi varsayar. Halbuki gerçek bu değildir. Bizler etrafımızdaki bütün enerjiyi, sırları, konuşulmamış bakış açılarını, yargılamaları, kısıtlamaları ve diğer güzel tatlı şeyleri emeriz. Kendi aramızda ve dünya ile aramızda herhangi bir ayırım yapmayı henüz denemediğimiz için bütün bu psişik yıkıntıları ve sabit bakış açılarını sanki kendimizinmiş gibi satın alırız. Douglas bu psişik çöplüğü “A-E-I-O-U” PODS olarak adlandırmıştır. Gelin hep birlikte açılımına bakalım; • Ahmakça (Asinine)yıkıntılar yığını • Hatalı (Erroneous) yıkıntılar yığını • Aptalca (Idiotic) yıkıntılar yığını • Uygunsuz (Obnoxious) yıkıntılar yığını • Kullanışsız (Useless) yıkıntılar yığını İki yaşına gelip “Hayır” kelimesini öğrendiğimizde, kendimizi etrafımızdakilerden ayırmaya başlarız ve kendi bakış açılarımızı geliştiririz. Bununla beraber ebeveynlerimizden ve etrafımızdakilerden emdiğimiz bu bakış açılarına, bedenimiz ve kendimiz hakkındaki bakış açıları da dahildir. Hatta büyüdükten sonra bile kendimize ailemizin gözünden bakmaya devam ederiz. (Gözünden kendimize baktığımız aile ferdi artık yaşamıyor olsa dahi..) Peki kendinize onun gözünden baktığınız aile ferdi gerçek sizi hiç gördü mü? İşte tüm çılgınlık burada başlıyor. Onlar sizi göremezler çünkü sizi algılayamazlar, bilemezler, alıp kabul edemezler ve sizi bir köşede duran, kim olduğunuz gerektiğine karar verdikleri kişi olmanız için bekleyen bez bebek olarak görürler.* Kaçınız hala ‘beni görmediler, öyleyse neyi seçmek hoşuma giderdi?’ diye sormaktansa kendinizi onların gözüyle bulmaya çalışıyorsunuz? Hayatınız ve yaşamınız bir yaratımdır. Neyi seçmek isterdiniz ve nasıl yaratmak isterdiniz? Sizi gerçekten gören bir aile tarafından büyütülecek kadar şanslı olmadığınızı düşünüyorsanız şunu göz önünde bulundurun: Kendinize hala onların gözünden mi bakıyorsunuz? Eğer öyle ise, kendinize sizi görmeyen insanların gözünden bakıyor olmuyor musunuz? Bu ne kadar çılgınca değil mi? Artık  saklambaç oyununu sona erdirmenin zamanı geldi mi? Ya her zaman olduğunuzu bildiğiniz sonsuz varlığı aramaya eğer istekli olsaydınız? Ailenizi unutun – SİZ kendinizi görebilen biri misiniz? Buna cesaret eder misiniz? Kolaylık, neşe ve ihtişamla… Canan Bekdik Bilince Erişim *Dr. Dain Heer, Access Consciousness Yaratıcı Ortağı

Yorumlar (0)
Kendinize Kimin Gözünden Bakıyorsunuz? Başlıklı Gönderiye Yorum Bırak