Canan Bekdik

Canan Bekdik

Danışman

Merhaba, ben Canan Bekdik, Bir gün mutsuzluğumun ve hayatımda değişmesi gerekenlerin farkına vararak değişimi başlattım. Bana ait olmayan ve hizmet etmeyen pek çok şeyi geride bırakarak… Nasıl mı? Her alanda, her şeyi en mükemmel şekliyle yaparak müthiş bir doygunluk yaşadığımı düşündüğüm yılların sonundaydım. Her zaman hep haklı olmanın tadını çıkartmak ve herkese ne kadar haklı olduğumu söyleyerek beslenmekti tek yaptığım… Ta ki miladım dediğim o güne kadar. O gün birdenbire bir şey oldu ve gerçekten çok ama çok mutsuz olduğumu fark ettim. 40 yılın adeta bilançosu çıkmıştı. Benim için ürkütücüydü. Haklı olmanın mutluluk getirmeyen bir şey olduğunu fark etmiş olmam çok acıydı. Yıllar geçmişti; hep başkalarını mutlu etmek için, mutsuz geçirdiğim 40 koca yıl. Bunu görmek ve anlamak çok da hoş değildi. Çünkü nasıl mutlu olunacağı hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Mutlu olmam için dışarıdan pek çok sebebe ihtiyacım vardı. Zaten o yüzden haklıydım ya… Ben nasıl mutlu olacağım? “Ben haklı olmaktan bıktım, mutlu olmak istiyorum, peki ben nasıl mutlu olacağım” sorusunu kendime yönelttiğimde “Haksız ol, mutlu olursun” diye bir iç görü hissettiğimi hatırlıyorum. Bunun ne anlama geldiğini o an için anlayamamıştım. “Haklılığı ve haksızlığı kim istiyorsa alsın, dedim. Ben sadece mutlu olmak istiyorum.” Bu soruyu sorduktan kısa bir süre sonra, beni mutlu eden şeyler hayatıma girmeye başladı, hem de peş peşe. İlk olarak çocukluk yıllarımdan beri hep arzu ettiğim ama bir türlü yapamadığım bale idi. Birdenbire evime çok yakın olan dans kursunu keşfettim. Aslında o hep oradaydı ama ben hiç görememiştim. Yine de hemen başlayamadım tabiî ki. Bir sürü bahaneler ürettim, bir sürü kalıplar, yargılar engel oldu önce. Ama zinciri kırmaya o kadar istekliydim ki, başladım. Dans, iki yıl boyunca hayatımın en eğlenceli kısmını oluşturdu. Hatta asistan hoca bile oluvermiştim. Dansa başladığımın üçüncü günüydü ki, hayatımın dönüm noktasını yaratan bir şey oldu. Dans arkadaşlarımdan biri, Radiance Teknik diye bir öğretiden bahsetti. Bu teknik tam da aradığım koşulsuz sevgiyi sağlamaya yardımcı olacak gibi görünüyordu. Uzun zamandır merak ettiğim koşulsuz sevgiyi öğretecek olan Radiance Tekniği öğrenmek için hemen işe koyuldum. Bundan sonra hayatıma enerji çalışmaları ve kitaplar yağmaya başladı. Nasıl bir açlıktır ki, tüm kitapları yalayıp yutuyordum. Hedefim hayatımdaki dramları, üzüntüleri; sevinç ve neşeyle değiştirecek olasılıkları artırarak daha bilinçli bir hale ulaşmaktı. Önceliğim her zaman yaptığım her şeyi bilinçle yapmaktır. Kendi rotamı kendim belirleyerek, arzu ettiğim olağanüstü hayata sahip olabilmektir. Bundan daha iyi ne olabilir? Enerji, bilgelik ve farkındalık çalışmaları hayatımı inanılmaz derecede değiştirmeye başlamıştı. Adeta sinirlerim alınmış gibiydi. Fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal alanlarda öyle iyi hissediyordum ki… Kendim için çok şey yapmaya başlamıştım ve tüm bunlar yaşam sahnemde hep mutluluk olarak ortaya çıkıyordu. Mutluluk ve huzur… Ancak daha da ötesini merak etmeye başlamıştım. Her şey yolunda giderken kendim ile ilgili daha pek çok değiştirmem gereken konu olduğunu fark ediyordum. Sanki balta girmemiş bir ormandayım ve elimde minicik bir makas vardı. Bu ömürde, hem de bu yaştan sonra hepsinin değişmesi mümkün değildi. Tam o anda içimde tarifi kelimelerle mümkün olmayan bir istek belirdi. Tıpkı sihir gibiydi. Gece yatıp sabah kalktığımda kolaylıkla değişmesini talep ettim, mümkün olmadığını düşünsem de. Çok ama çok kısa bir süre sonra Access Consciousness ile tanıştım. Yalnızca 1,5 saatlik bir dokunuştan sonra içimdeki tüm o karanlık orman yok olmuştu. Bu bir mucizeydi, biliyordum. Aldığım Bars eğitiminin kısacık bir zaman diliminde kolaylıkla başlattığı değişim kalbimde müthiş bir arzu uyandırdı.  Türkiye’ye nasıl tanıtırım, insanlarla bu olağanüstü aracı nasıl buluştururum diye sorular sormaya başladım. İşte o gün bugündür hala bu arzumu ortaya çıkarmaya zevkle devam ediyorum. Dokunduğum herkesin hayatında değişimin kolaylık ve neşe ile gerçekleştiğini görmek harika! Access bir milat gibi benim için. Access’den önce ve Access’den sonra diyebilirim rahatlıkla. Şimdi müsaade ederseniz Accsess ile birlikte hayatımda nelerin değiştiğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle, bırakmak isteyip de bir türlü bırakamadığım sigara kendiliğinden hayatımdan çıktı. Hem de zahmetsizce… Aslında böyle kendiliğinden, kolayca değişti diyebileceğim çok şey var. Mesela ışıkta hiçbir zaman uyuyamazken şimdi ışık uykumun engeli olmaktan çıktı. Keza ses de öyle… Uyurken eşimin bir aslan gibi kükremesini duymamak için kulağıma pamuklar koyardım. Tabii ki işe yaramazdı, odağım hep horlamadaydı. Şimdi bana ninni gibi geliyorJ Kısacası çabalama bitti. Hayat benim için hep mücadele ve çaba gerektiriyordu. Çünkü zor olduğuna inanmıştım. Olmasını istediğim şey için çabalamam gerekiyordu. Oraya çok enerji koymalıydım. Şimdi ise her şey çok kolay… Sadece talep etmem yeterli; bundan daha iyi ne olabilir? Daha iyi neler oldu? Batıl inançlarımı, korkularımı bir bir yendim. Gece evde yalnız kalmam hiç mümkün değilken, hava karardıktan sonra yalnız başıma bir yere gitmeye çekinir hatta korkarken tümü değişiverdi. Gerçekten çok enteresan şeylerdi bunlar. İlkokulda köpek tarafından kovalanmıştım ve o kovalamadan bu yana köpeklerden hep korkmuştum. Gördüğümde kaldırım değiştirirdim. Şimdi ise hepsi ile aram çok iyi. Komşumuzun kocaman Sivas kangalı köpeğini neredeyse elimle besleyeceğim. Kendimi ifade etmede de sorun yaşadım uzun yıllar boyunca. Sözlüye kalktığımda sesim bile çıkmazdı. Duygu ve düşüncelerimi rahatça söyleyemezdim. Bademciklerim ameliyatla alındığında doktorum çürümüş olduklarını söylemişti. İfade edememek onları da hasta etmişti. Şimdi ise kendim olmaktan çok mutluyum. Net bir şekilde duygu ve düşüncelerimi ifade edebilmekten dolayı rahatım. Sunumlar, konuşmalar yapıyorum, ne harika öyle değil mi? Küçükken geçirmiş olduğum bir kazadan dolayı ailem biraz fazla özen göstererek, bana pek çok şeyi neredeyse yasaklamışlardı. Zıplama, atlama, koşma gibi. Ancak denize atlamamış olmak benim için üzüntü olabiliyordu. Bunu defalarca denemiş olmama rağmen bir türlü becerememiştim. Şimdi çocuklar gibi çok keyifle bunu yapıyorum. Kalıplarımdan, korkularımdan, endişelerimden kurtulurken bir yandan da ertelediğim, çeşitli bahanelerle uzaklaştırdığım bir sürü güzel şey artık hayatımda. Yıllarca kendime uygun olmadığını düşündüğüm halde kurumsal hayatta 14 yıllık bir bankacılık kariyerim oldu. Bunun toplam 10 senesi yönetici pozisyonda çalıştım. Şimdi ise yaparken keyif aldığım bir işim var. İnsanların hayatlarını değiştirmelerine, hayal ve hedeflerini gerçekleştirmelerine katkıda bulunmak inanılmaz bir mutluluk… SİZ’i keşfederek mutlu olmaya hazır mısınız? Access Consciousness® Bilinçlilik Sistemini Access Sertifikalı Facilitator olarak 2001 yılından beri uyguluyorum ve 2009’dan bu yana hayatın her alanında kolaylaştıracak seminerler veriyorum. Halen İstanbul Kalamış`ta Bilince Erişim Ofisimizde; Kaynakla Bağlantı ™ Farkındalığın Gücü Borcun Ötesinde Bir Hayat Yaratmak Özgüvenin Anahtarı İlişkilerde Var Olmak Gelecek Yaratmak Masssuma Enerjisi Farklı Bir Kariyer Yaratımı Muhteşem Bedenler Uyuyan Güzeli Uyandırmak Kırmızı Başlıklı Kız’ın Özgürlüğü Access The Bars®Semineri The Foundation Semineri Access Beden Semineri Access Consciousness Facelift™ Nasıl Para Olunur? Altın Dokunuş Suistimale Tutunma Var Olmanın Enerjetik Sentezi – ESB (Access Consciousness®) The Symphony Maestro Seansı (Access Consciousness®) Alışkanlıklardan Kurtulmak Seminerlerimize ve bireysel seanslarımıza devam etmekteyiz. Yurt içinde ve yurt dışında talep edilmesi halinde gerek bireysel uygulamalar ve eğitimler gerekse kurumsal seminerler vermekteyiz. Haydi, yolculuğu başlatalım! Sizlerle kendime sorduğum bir soruyla başlayan mutluluğu keşfetme yolculuğumu paylaştım. Belki sizin için de o gün bu gündür… Biliyorum ki, bir çok kişi ne yapacaklarını ve nereden başlayacaklarını bilemiyor. ACCESS CONSCIOUSNES® (Bilinçlilik Sistemi) gerçekten mutlu olmak isteyen ve bunun için bir adım atmaya gönüllü olanlar için muhteşem bir fırsat. İçinde bulunduğu gerçeklikten sıkılmış, çıkış yolu arayan, kendisi için hiç bugüne kadar bilmediği görmediği, hatta hiç düşünüp, hayal bile edemeyeceği kadar muhteşem ve farklı dünyalar yaratmayı seçenler için… Kendinizi fark etmek ve en önemlisi keşfetmek için… Hayattan daha fazlasını alabilmek için… Daha fazla neşe, daha fazla para, daha fazla olasılık, her şeyden daha fazla…
Ne dersiniz kulağa hoş geliyor değil mi? Şunu çok iyi fark etmelisiniz ki, eski evi yıkmadan, yeni evi inşa edilemez. Ancak geçmiş deneyimlerinizin üzerinizdeki etkisini bırakarak yeniye yer açabilir ve böylece kendi hayatınızın lideri olursunuz. Access`in yaşamıma katkısını ve erişebildiğim her kişiye bu muazzam yöntemi aktarabilmenin coşkusunu bedenimin her zerresinde hissediyorum. Gary`e, dünyaya verdiği bu hediye için sonsuz şükranlarımı sunuyorum.